Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
30 Temmuz 2010 Cuma
Gazeteler

Genel Editör
Soldem Haber
Halk biziz, haber biziz, gündem biziz!
Yazarlarımız
Feridun Doğan
KÜRT SORUNU ÇÖZÜLECEK(Mİ?)
Güngör Şenkal
AKBABALAR DAL DEĞİŞTİRİRKEN
Selami Doğan
İTTİHAT VE TERAKİ İKTİDARDA
A.Hicri İzgören (Gundem online)
KAYIPLAR
Esra Erdoğan
BİR TAŞ’A KAÇ YIL HAPİS
Gündoğdu Yıldırım
MARDİN’E BAKIŞ
Yazara Ait Tüm Yazılar
  A.Hicri İzgören (Gundem online)

          
         YARIN'IN PUSULASI
Medyada bilinen bir şablon vardır. Bayram gelince dini yayınlara ağırlık verilir, yaz gelince diyet reçeteleri sunulur, tatil beldeleri filan tanıtılır. Seçim süreci boyunca da biraz şov, biraz reyting olsun diye sözüm ona halkın nabzı tutuldu, bir sürü laf ve gürültü salatasının adı da adayları halka tanıtma oldu. Etik, ahlak hak getire, yine birileri görmezlikten gelindi, yine taraf olundu.

Kendilerine mikrofon uzatılan adaylardan ciddi ve güvenilir adam pozları aldık, yine bol bol hamaset... İncir çekirdeğini doldurmayan tartışmalar. İşin ilginç yanı bu kof söylemler manşetlere taşındı. Aşağıdaki anekdot gibi etik davranılmadı; (Bir politikacı, üniversitenin birinde konferans veriyordu. Çinli bir çevirmen de onun söylediklerini İngilizce den Çince ye çeviriyordu ve bunları Çince işaretler halinde tahtaya yazıyordu. Politakacı konuşması sırasında Çinli çevirmenin çoğu kez durduğunu ve tahtaya bir şey yazmadığını gördü. Konuşmanın sonunda bunun sebebini soran politakacıya şu cevap verildi: Biz yalnızca konuşmacı bir şey söylediği zaman çevirir ve yazarız. )

***

Böyle durumlarda kamuoyu gidişattan şikayetçi görünür. Bu sadece bir görüntüden öteye gitmez. Aslında çoğu politikacı ve seçmenin de sistemden pek şikayeti yoktur. Sadece avantayı kapan kesimin başkaları değil de kendileri olmasını arzu ederler. Bu minval üzere, bu seçim süresince de çoğu düzen aktörleri, tıpkı bir tiyatro oyunu gibi her sabah maskelerini taktı, kostümlerini giydi, ezberlenen repliklerle defalarca izlediğimiz bir oyun yeniden sahnelendi.

Bu toplum, bu ülkede yıllardır oy kullanıyor. Açıkça dile getirilmese de artık bazı şeyleri iyice öğrendik. Seçmen zaten her zaman bir şeylerden şikayetçidir. Daha fazla şey talep etmektedir. Kendisine sorulduğunda, kim olduğunu aslında kendisinin bilmediği bir takım yetkililer i suçlar ve bunları sandıkta cezalandıracaklarını söyler. Oysa bu, çoğu zaman komik bir tehdit ve ucuz bir şantajın ötesine geçemez. Böyle mızmızlanan seçmenin en kolay seçmen olduğunu politikacı esnafı çok iyi bilir.

İnsanın farklı düşünebilmesi, görünenin ve sunulanın ötesine geçebilmesi, önyargılardan ve şablonlardan kurtulabilmesine bağlıdır. Kendisine sunulanı irdelemekten, sorgulamaktan yoksun bireylerden oluşan toplumların varacağı bir menzil yoktur. Bu tür bir yapı tek tek bireylerin (aslında birey olamamış demek gerekir) ve toplumların tarihi hezimetler tablosundan ibarettir.

Çoğu kere sonuç umduğumuz gibi çıkmaz ve beklentilerimizi karşılamaz. O zaman da savunma mekanizmalarımız sağolsun. Kabahati yükleyeceğimiz birilerini veya bir şeyi arayıp buluruz hep. Ancak fıkradaki gibi bir türlü akıllanmayız.

(Oy verdiği parti ve politikacılardan umduğunu bulamayan bir seçmen arkadaşına yakınıyormuş:

- Şayet biri beni kazıklarsa, Allah onun cezasını versin. Aynı parti beni iki defa kazıklarsa, Allah hem onun, hem benim cezamı versin. Ama üçüncü kez kazıklarsa, Allah yalnız benim belamı versin.)

***

Geçmişin değerleri ve metotlar yetersiz kaldığında, yeni değerler yaratmak, hayatın tıkandığı noktalarda yeni yöntemler geliştirmek gerekir.

Görünen o ki bugün artık hayat bizden yeni tanımlar, anlamlar, yeni roller ve hamleler bekliyor.

Bu seçim mazlumlarla zalimler arasındaki bir seçimdir.

Savaşın kanın ve barutun karşısına barış şiyarlarını güçlendirme seçimidir. Bir kültür ve kimliğin sesini daha da görünür kılmanın tercihidir. Sorumluluk duygusuyla davranma seçimidir.

Yıllardır yok sayılmış horlanmış yüreği kanatılmış bir kimliğin adaylarına vuracaksınız mührü.

Özgürlük için çırpınan bir halkın geleceğine oy vereceksiniz.

Bu seçimin içerdiği anlam; Kültür, kimlik gibi öğelerle sınırlı değil... Bunların yanında, bilginin, üretimin, barışın, paylaşımın, adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün anlamı ve değeri de bir arada, bir bütün olarak vardır.

Şimdi yüzleşme zamanıdır. Şimdi yenilenme zamanıdır. Şimdi özgüven tazelemek, şimdi yenilenmek zamanıdır. Ve şimdi Edip Cansever in şiirindeki gibi geleceğin üstüne bir gül işleme zamanıdır:

Saçların, alınların, göğüslerin üstüne
Yüreklerin üstüne
Beyaz kemiklerin
Mezarsız ölülerin üstüne
Kurumuş gözyaşlarının
Titreyen kirpiklerin üstüne
Kenetlenmiş çenelerin üstüne
Ağarmış dudakların
Unutulmuş çığlıkların üstüne
Kederlerin, yasların, sevinçlerin üstüne
Her şeyin üstüne bir gül işlenecek.

***
Mühür elimizde ve karar günü. Ya bu hayatın zencileri olmaya razı olacak, ya da beynimizi ve yüreğimizi sulandırıp bulandıran hamasi söylemlere rest çekeceğiz.

Bir sevda çiçeğini sular gibi. Bir yağmurun sesine ayarlanmış adımlar gibi... Kendi küllerimizden yeniden doğmak gibi... Emek gibi, şiir gibi, aşk gibi...

Paslı bir çiviyi duvardan söker gibi... Çürük bir dişi çeker gibi...

İşte yarının pusulası, işte vicdanın mührü.
2009-03-30
Son Yazıları:

KAYIPLAR
ŞİMDİ GANDHİ ZAMANI
KÜLTÜREL YOZLAŞMA
YARIN'IN PUSULASI
ATEŞİN ÇOCUKLARI
KİMLİK EŞİTTİR DİL
DEVLET DERSİNDE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR
ZEVALSİZ ÖMRÜN SÜRGÜNÜ: MEHMED UZUN
YASAKLAR, YASALAR, YARASALAR
GİTMEDİĞİN BİR YERDE, BİLMEDİĞİN BİR DİLDE SUÇ İŞLEMEK
YORUMLAR
KESK E ULUSLARARASI DESTEK
EPSU nun Genel Serketeri Carola Fischbach-Pyttel ve PSI nin Genel Sekreteri Peter Waldorff, birleşme önerisini farlkı Yürütme Komitelerine sunarak, EP
KÜRTLER SİYASİ BİR MUHATTAP ARIYOR
Türkiye Barış Meclisi nin Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu nda düzenlediği "Çözüm İçin Diyalog Konferansı" 3. oturumu tamamlandı. Türkiye Barış Me
Son İçerikler
En Çok Okunanlar

Bugün

1

Bu Hafta

1

Bu Ay

1
ANKET
Sonuçlar
Son İçerikler
En Çok Yorumlananlar

Bugün

1

Bu Hafta

1

Bu Ay

1
Copyright © 2007 - 2008 Melkam İnternet Hizmetleri
Melkam Internet Hizmetleri