Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
30 Temmuz 2010 Cuma
Gazeteler

Genel Editör
Soldem Haber
Halk biziz, haber biziz, gündem biziz!
Yazarlarımız
Feridun Doğan
KÜRT SORUNU ÇÖZÜLECEK(Mİ?)
Güngör Şenkal
AKBABALAR DAL DEĞİŞTİRİRKEN
Selami Doğan
İTTİHAT VE TERAKİ İKTİDARDA
A.Hicri İzgören (Gundem online)
KAYIPLAR
Esra Erdoğan
BİR TAŞ’A KAÇ YIL HAPİS
Gündoğdu Yıldırım
MARDİN’E BAKIŞ
Yazara Ait Tüm Yazılar
  A.Hicri İzgören (Gundem online)

          
         KÜLTÜREL YOZLAŞMA
Kültürün kelime ve kavram olarak değilse bile anlam ve muhteva bakımından insanlığın tarihi kadar eski olduğuna kuşku yoktur sanırım. Hangi kültür tanımını esas alırsak alalım, ulaşacağımız sonuç şudur ki; her toplum kolektif aklın esiri olan bir dünya görüşünün, toplumsal hafızasının kabulleriyle pekiştirilmiş bir ahlakın ve hukukun, sanat ürünlerinin, uzun bir geçmişi yansıtan folklorun şekillendirdiği bir hayatı yaşar. Bu hayat ise kültürün kendisidir.

***

Hayat istikametsiz ve menzilsiz kalınca; kimi değerlerin içi boşalır, toplum hafızasını kaybeder ve geleceği yaratmanın anahtarı olmaktan çıkar. Hafızasız, ütopyasız, üretimsiz toplumlar artık kolay elde edilebilen, tüketilmesi için birikim ve bilgi gerektirmeyen, kullanılıp hemen atılabilen, geçmişten beslenmeyen ve gelecek kaygısı taşımayan günlük ve geçici bir hayata bağlanır ki, gelinen bu noktada kültürün adı artık Popüler Kültür dür.

Bu adlandırma iki sıcak ve karşı çıkılmaz sözcükten oluşmuşsa da; büründüğü ve göründüğü o masum anlamın çok ötesinde, aslında koyun postuna bürünmüş kurt misali tehlikeli ve sinsi bir kavramdır. Bu kavramın seslendirdiği yerde artık değerler ucuzlaşmış, hayat sıradanlaşmış, toplum derinliğini yitirmiş, bireyler ruhsuz, ütopyasız kalmış ve kendi benliğine yabancılaşmıştır. Her şeyin para ve metaya dönüştüğü, insanın gelip geçici, uçucu zevklerin telaşıyla daldan dala seğirttiği bir anlamdır bu kültür... Her şey size rağmen oluşur, birileri sizin adınıza size uygun alanı oluşturmuştur, size düşen bunu hiçbir ayıklama ve eleştiriye tabi tutmadan kabullenmektir.

***

Fransız filozof Alain, Arslanın vücudu yediği diğer hayvanların vücudundan meydana gelir, ama arslan her zaman kendisidir der. Arslan sabahleyin bir tavşan yediği zaman kulakları uzamıyor, öğleden sonra bir geyik yediği zaman boynuzları çıkmıyor. Yaratıcı, arslana hazmettiği herşeyi arslana dönüştürme özelliği vermiştir.

Alain, kültürlerin de böyle olduğunu söylüyor. Kültürler birbirlerinden beslenir, birbirlerinden etkilenirler. Ancak etkilenme, aynileşme, kopyası haline gelmeye dönüştüğü zaman işte o zaman yozlaşma ve sonuçta yok olma süreci başlar.

***

Taktik, popüler kültürün en çok beslendiği zemindir. Kendine ait renk ve kokular birbirine karışmış, özgünlük yok olmuştur. Bu kültürde (aslında kültürsüzlükte demek gerekir) kullanım ve tüketim iştahının kamçılanması için ikon lara ihtiyaç vardır. Popüler sporcu ve sanatçılar, TV dizi oyuncuları ve son dönemlerde kimi yazarlar bu kültürün olmazsa olmazlarıdır. Bu giderek sahte alkışlarla ve reytinglerle şişirilmiş bir balona dönüşür.

En etkin rol medyanındır. Bu kültür dayatıcılarının temel hedefi, medya aracılığıyla toplumsal dikkati ve hafızayı dağıtarak, kitleleri kendi arenalarına çekip onları hayatın asıl gündeminden uzaklaştırmaktır. Böylece çevresinde olan bitene karşı tavırsız ve tepkisiz, düşünmeyen, sormayan ve sorgulamayan insanlar oluşur. Sistemin insan tipi de budur zaten. Bu amaçla müzik, sanat, spor vb. etkinlikleri, etkisizleştirmenin birer aracı haline dönüşür.

***

Bütün bunlara paralel olarak, popüler kültürde reklam, araç olmaktan öte amaca dönüşmüştür. Reklam sektörü, ürünü (ki bu ürün bazen sanatçının kendisidir) allayıp pullamanın bedelini fazlasıyla alır ve bunu da tüketicinin faturasına yazar. Daha piyasaya sürülmeden başlar bu süreç. Yiyecek ve içecekler gibi, damağınızdan önce dimağınızda yer edinir. Ambalaj ya da vitrin albenisi son derece önemlidir. Estetik bir değer taşıması, özgün olması, zamana dayanıklı olması gibi kıstaslar bağlamaz, varsa yoksa kar ve çıkar meselesi.

***

Medya aracılığı ile yaygınlaştırılan bu kültür kullan-at psikolojisini kışkırtmakta, ayrıca kendi gerçeklerinden uzaklaştıran ve uyuşturan bir afyon görevi ve işlevi görmektedir. Bu alanda bir araştırmacı olan Spencer Bennet şöyle demektedir: Kimliğimiz toplumsal rollerimize göre oluştuğu için, bugün kişi olarak kendimizi giderek daha bir anonimleşme içinde bulmakta, bunu önleyebilmek için sahip olduğumuz nesnelere bakarak kendimizi kimlik edinmeye çalışmaktayız. Bulduğumuz bu kimliği satın aldığımız üretim mamullerine duyduğumuz saygı sayesinde kazanabilmekteyiz.

Böyle bir toplumun aydını fildişi kulesi nde, halkı televizyon başında, medyası magazinel olanın peşindedir. Erkekleri kadınsı, kadınları erkeksi, ekonomisi sömürüye dayalıdır. Televizyon kanallarındaki günübirlik şarkıcıların, kartpostalları karalayıp kopya eden ressamların sanatçı kapsamına alındığı bir ortamda Cahit Külebi nin dediği gibi, ... Dansözlerin, telekızların, mankenlerin kendilerine sanatçı dedikleri bir ülkede bana sanatçı demeyin. Ben sanatçı değilim. Ben şairim demek gerekiyor galiba.

***

Popüler kültür, insanlara her alanda bir tüketim mantığı içinde hareket etme alışkanlığı aşılar. Kişiyi amaçsızlaştırır ve bir meta haline dönüştürür. Kendi öz kültüründen ve benliğinden uzaklaştırır. Bu kültürün mimarları kitleleri güdülmeye hazır bir sürü haline dönüştürerek istedikleri gibi bir gelecek kurgusunu geliştirir ve kullanıma açık birer piyon haline dönüştürürler. Bunu toplumların geçmiş ve gelecek arasındaki köprülerini dinamitleyerek gerçekleştirirler.

***

Kimse hafife almasın. Popüler kültür bir salgın olup hava, ses ve ışıkla bulaşır... Ufkumuzu daraltır, etik değerleri yok eder, hafıza kaybına neden olur...
2009-04-20
Son Yazıları:

KAYIPLAR
ŞİMDİ GANDHİ ZAMANI
KÜLTÜREL YOZLAŞMA
YARIN'IN PUSULASI
ATEŞİN ÇOCUKLARI
KİMLİK EŞİTTİR DİL
DEVLET DERSİNDE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR
ZEVALSİZ ÖMRÜN SÜRGÜNÜ: MEHMED UZUN
YASAKLAR, YASALAR, YARASALAR
GİTMEDİĞİN BİR YERDE, BİLMEDİĞİN BİR DİLDE SUÇ İŞLEMEK
YORUMLAR
KESK E ULUSLARARASI DESTEK
EPSU nun Genel Serketeri Carola Fischbach-Pyttel ve PSI nin Genel Sekreteri Peter Waldorff, birleşme önerisini farlkı Yürütme Komitelerine sunarak, EP
KÜRTLER SİYASİ BİR MUHATTAP ARIYOR
Türkiye Barış Meclisi nin Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu nda düzenlediği "Çözüm İçin Diyalog Konferansı" 3. oturumu tamamlandı. Türkiye Barış Me
Son İçerikler
En Çok Okunanlar

Bugün

1

Bu Hafta

1

Bu Ay

1
ANKET
Sonuçlar
Son İçerikler
En Çok Yorumlananlar

Bugün

1

Bu Hafta

1

Bu Ay

1
Copyright © 2007 - 2008 Melkam İnternet Hizmetleri
Melkam Internet Hizmetleri