Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
30 Temmuz 2010 Cuma
Gazeteler

Genel Editör
Soldem Haber
Halk biziz, haber biziz, gündem biziz!
Yazarlarımız
Feridun Doğan
KÜRT SORUNU ÇÖZÜLECEK(Mİ?)
Güngör Şenkal
AKBABALAR DAL DEĞİŞTİRİRKEN
Selami Doğan
İTTİHAT VE TERAKİ İKTİDARDA
A.Hicri İzgören (Gundem online)
KAYIPLAR
Esra Erdoğan
BİR TAŞ’A KAÇ YIL HAPİS
Gündoğdu Yıldırım
MARDİN’E BAKIŞ
AHMEDİNEJAD İKTİDARI KÜRTLER İÇİN ACILI BİR DÖNEMDİ
Seçimler öncesinde İran halklarının taleplerini dile getiren 14 maddelik bir deklarasyon yayınlamıştık. Bu süre boyunca bu deklarasyonumuza kendilerini aday olarak gösteren adaylardan hiçbirinde olumlu bir yaklaşım görmedik. Bunun yanında hem Kürt halkınd
2009-06-12 - 12:37

Parti Jiyani Azadi Kürdistan (PJAK) Koordinasyon Üyesi Agiri Şaho, İran’daki seçimleri Kürtlerin boykot ettiğini belirterek, Mahmud Ahmedinecad döneminin Kürtler için çok acılı bir süreç olduğunu söyledi. Şaho, cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve Kürtlerin tavrını ANF’ye değerlendirdi.

* Sayın Şaho son günler bir deklarasyon yayınladınız ve İran’daki seçimlere katılmayacağınızı ilan ettiniz. Sizi böyle bir karara götüren etkenler neydi?

- Seçimler öncesinde İran halklarının taleplerini dile getiren 14 maddelik bir deklarasyon yayınlamıştık. Bu süre boyunca bu deklarasyonumuza kendilerini aday olarak gösteren adaylardan hiçbirinde olumlu bir yaklaşım görmedik. Bunun yanında hem Kürt halkından hem de İran’da değişim isteyen kesimler tarafından büyük bir destek gördü. Diğer İran halkları özellikle Beluc ve Türkmen halkından önemli destek gördü. Ama İran’da iktidarı elinde bulunduran kesimlerden olumlu bir yanıt ve değerlendirme görmedik. Herkesin takip ettiği gibi İran’daki seçimlerin esas gündem maddesi ekonomik kriz oldu. Şimdiye kadar kendilerini aday olarak gösteren ve kabul edilenlerin hemen hepsinin temel gündem maddesi ekonomi olmaktadır. Özellikle dünyadaki ekonomik kriz ve İran üzerindeki ambargonun etkisiyle bu daha fazla derinleşmiş durumdadır. Yani demokrasi, insan hakları, özgürlükler, kadınların var olduğu, etnik ve mezheplerin kendilerini özgür bir şekilde ifade ettikleri demokratik bir İran’dan kimse bahsetmiyor. Mahmud Ehmedi Necad’ın bu dört yil boyunca sergilediği politikalar bu konu da sorunları daha fazla derinleştirdi. Zaten ekonomi politikası en zayıf iktidar durumdaydı.

Seçimler boyunca takip ettiğimiz gibi hiçbir adayın İran’da yaşan ve Fars olmayan halkların özgürce kendilerini ifade etme, idamın kaldırılması, kadın haklarından kimse bahsetmiyor. Bu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylıkları kabul edilen Mahmud Ehmedi Necad, M. Hüseyin Musevi, Muhsin Rezayi veya kendisini Kürt ve reformist olarak değerlendiren Muhemed Kerubi olsun hiçbirisinin İran halkların yaşadığı esas sorunları görmek istemedikleri anlaşılmaktadır. Temel sorunu ekonomik sorun olarak gören ve Kürt sorununu da bu eksende değerlendiren bir yaklaşım ortaya çıktı. Biz, bu durumu İran halklarına bir hakaret olarak görüyoruz. Biz, demokratik taleplerimizi açık bir şekilde açıkladık ve kamuoyu ile paylaştık. Ama daha önce yayınladığımız 14 maddelik deklarasyonun iktidar tarafından değerlendirilmediğini görülmektedir. PJAK olarak demokratik olmayan bir seçime katılmayı ve bizi destekleyen kesimleri oy kullanmaya çağırmayı bu anti demokratik sistemi onaylama olarak değerlendirdik ve katılmamaya karar verdik.

Bu kararımıza rağmen, genel yaklaşım olarak demokratik bir seçim sistemi olmadığını bildiğimiz halde süreci esnek tuttuk. Taleplerimizi açıkladık. Zamanla sürecin olumluya evirileceğini düşündük. Tabi her şey bir seçimde kilitli değil. Bu seçime katılmasak da, biz tüm sorunlarımızı İran içinde çözmeyi esas alıyoruz. Sorunlarımızı başka yerlerde aramıyoruz. Demokratik bir İran için mücadelemizi sürdürüyoruz. Zaten geçmişten beri temel sloganımız demokratik bir İran konfederal bir Kürdistan olmuştur. Ama bu dönem şartları içinde seçimlere katılmayacağız.

* İran seçimleri kendilerini reformist ve muhafazakar olarak adlandıran iki kesimler arasında olmakta. Siz böyle olduğunu düşünüyor musunuz? Kendilerini reformist olarak adlandıran kesimlerin İran halklarının sorunlarını çözümüne yönelik bir projeleri var mı?

- İran’da demokratik bir süreç işlememektedir. Yani halk içinde kendini örgütleyen, kendi partisini ortaya çıkaran ve içinde çıktığı tabanın taleplerini dilendiren bir yapılanma yok. Tüm oluşumların kararları devlet tarafından onaylanmaktadır. Bu da devlet tarafından oluşturulan kurumların kendilerine taban oluşturma ve kendilerini halka kabul ettirme olmaktadır. Yani kısacası demokratik sistemlerin aksine işleyen bir sistem var. İslam Cumhuriyeti öncesinde Şahlı döneminde farklı kesimler vardı ve bunların tabanları da bulunmaktaydı. Örneğin komünistlerden tutalım, ılımlı İslamcılara kadar her kesim vardı. Ama bunlar Humeyni döneminde tasfiye edildiler ve birçokları da idam edildi. Bu şekilde İran, Şia ideolojisine dayalı tek bir renk bir sistem haline geldi. Özellikle bu kesimlerin tasfiyesinde İran- Irak savaşı önemli rol oynadı. Savaştan sonra kurulan Rafsancani ve Hatemi döneminde sistem içinde hem ekonomik hem de siyasi açıdan bazı değişimler oldu. Bu dönemden sonra rejimin kuruluş dönemindeki yeksanlıktan bahsetmek zor. Artık sistem içinde farklı seslerin olduğunu görebilmekteyiz. Ama şimdilik bu sesler zayıf durumdadır.

Tabi biz bunu dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi reformist veya muhafazakâr değerlendiremeyiz. Yapılanların hepsi sistem içinde olmaktadır. Kontrolü bir değişim görülmektedir. Bu da esas konular üzerinde değil de, günlük siyasi yaklaşımlarda bir farklılık olduğunu göstermektedir. Bize olacak olan yenilenme de devletin denetiminde olan bir değişim olacaktır. Bu da daha çok halkın gözünün boyamaya yönelik olacaktır.

* Obama’nın gelişiyle beraber İran- ABD arasında yumuşama sinyalleri gelmekte. Bu durum Cumhurbaşkanlığı seçimlerini etkiler mi?

- Burada en ilginç yan şudur ki, İran Cumhurbaşkanlığı seçimleri ABD Başkanlık seçimlerinden birkaç ay sonra yapılmaktadır. İran rejimi kendini ABD karşıtlığı temelinde bir politikanın merkezine koymaktadır. Bundan kaynaklı yeni ABD yönetimine karşı, kendi yönetimini seçmektedir. Tabi aynılaştırmak yanlış olacaktır. Ama İran, ABD politikalarına göre kendi siyasetini belirlediğini söylemek yerinde olacaktır. Dikkat edilirse Bush dönemindeki söylem ve uygulamalara karşı, İran kendi sistemini ABD’ye karşı korumak için Ahmedi Necadı getirdi. Birazda paralel bir politika izlendiği görülmektedir. Obama’nın gelişi ve geliştirdiği yumuşama söylemleri gösteriyor ki, İran’da da paralel bir yaklaşım içine girecektir. Önder Apo’nun dediği gibi “Barak Yahudileri, Hüseyin Müslümanları, Obama Hıristiyanları ifade ediyor” aslında bu yaklaşım şuan Mir Hüseyin Musevi’nin şahsında da bulunmaktadır. Kendisini Muhafazakar Reformist olarak ifadelendiren bir değerlendirmesi var. Bu da İran’da bulunan her iki kesimi de hitap ettiğini göstermektedir. Eğer İran rejimi, ABD’ye paralel bir politika izlerse, ki geçmişte böyle bir yaklaşımı vardı. ABD’nin bu söylemeleri seçim sürecini ciddi bir şekilde etkileyecektir.

Tabi burada esas sorun ABD veya AB’nin İran rejiminden ne istediğidir. ABD, İran’dan Nükleer çalışmalarını durdurmasını, radikal İslami örgütlere verdiği desteği kesmesini ve ülkesini uluslar arası sermayeye açmasını istemektedir. Bunun dışın demokrasi, insan hakları, etnik ve mezheplerin özgürce kendilerini ifade etmeleri, kadın hakları vb. konularda zaman zaman yayınlanan raporlarda dile getirilse de, temel gündem maddeleri olmamaktadır. Bundan kaynaklı olarak ABD’nin Ortadoğu’daki politikaları başarılı olmamaktadır. Ama ABD ve İran arasında dönemsel bir yumuşama olabilir. İran bu şekilde kendi Nükleer çalışmalarını tamamlamak isteyecektir. ABD’de buna karşı Lübnan, Filistin, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi İran bu kesimler üzerindeki etkisini ortadan kaldırmayı ve İran’ı daha fazla sıkıştırmayı hedefleyecektir. Obama’nın Kahire’de yaptığı konuşmada İran Şia ideolojisine karşı Suni İdeolojisini örgütlemeyi ve İslam içinde etkili kılmayı hedeflediği görülmektedir. Bundan kaynaklı olarak bu yumuşama dönemi bir stratejik yaklaşım olmayacaktır.

* Sizin dışınızdaki Doğu Kürdistan’da var olan partilerin İran Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik politikalarını nasıl görüyorsunuz?

- PJAK olarak kuruluşumuzdan bu yana diğer Kürt partilerle diyalog talebinde bulunduk ve Kür sorunu konusunda ortak bir politika belirlemeye davet ettik. Birbirine yakın politikalar belirlemek ve birlikte değerlendirmek istedik. Şimdiye kadar bu taleplerimize olumlu bir yanıt verilmedi ve bu konudaki girişimlerimiz görmezlikten gelindi. Özellikle bazı Kürt partileri ve onların fraksiyonları seçime katılma ve Kerubi’yi destekleme kararlarını açıkladılar. Bazıları tamamen boykot edeceklerini açıkladılar. Bu da geçmiş yaklaşımları aşmadıklarını göstermektedir. Biz PJAK olarak neden katılmadığımızı daha önce açıkladığımız 14 maddelik deklarasyondaki taleplerimizin karşılık verilmemesi olarak belirttik. Ama bu partilerin niye katıldıkları veya niye katılmadıkları belli değil. Yine bunun yanında birçok taraftarımız bugün siyasi nedenlerden tutuklu ve idam cezaları verilmekte. Yine biz karşı bir askeri operasyonlar yürütülmekte ve halkımız günlük sitemli bir baskı altın. Bu durumlardan kaynaklı olarak katılmadığımızı belirtiyoruz. Biz katılım kararı alan partilerin stratejik bir hatta içinde olduklarını ve kendi tarihlerine bu kararın kara bir leke olarak geçeceğini düşünüyoruz. Çünkü bu katılım rejiminin mevcut siyasetini kabul etmek anlamına geldiğini görmelerini bekliyoruz. Öyle görünüyor ki halkın talepleri, mevcut birçok siyasi partiden daha yerinde, ileri olduğu görülmektedir.

* Seçimler sonrası Kürtler için nasıl bu durum ortaya çıkabilir? Siz gelişmeleri Doğu Kürdistanlı Kürtler açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Mahmud Ahmedinecad dönemi Kürtler için çok acılı bir süreç oldu. Faili meçhul cinayetler, idamlar, basın üzerideki baskılar, siyasi tutuklular üzerindeki işkenceler, kadına ait birçok şeyin silindiği bir dönem oldu. İran İslam Devrimi ilk kurulduğu zaman Kürtler üzerine münafık, devrim karşıtı, İslam karşıtı, bölücü gibi söylemlerle ölüm fetvaları çıkarıldı ve Kürtler katliamlardan geçirildi. Ahmedinecad iktidara gelir gelmez Kürt şehirlerinde aynı uygulamalar görüldü. Özellikle idam özel bir uygulama olarak Kürtlere kaşı uygulandı. Öldürülen öldürüldü veya tutuklandı. Diğerleri ise ajanlaştırıldı.

Biz başta neden seçimlere katılmadığımızı açıklarken, sadece Kürtler için taleplerde bulunmadık. İran’daki tüm halklar için taleplerde bulunduk. Çünkü sorunumuz aynıdır. Bu taleplerimiz adayların programlarında yer almadı ve ciddiye alınmadı. Ama sorunu İran’ın bütünlüğü içinde çözmeye çalışıyoruz. Bunun için özellikle Anayasanın değiştirilmesiyle ve özgürlükler noktasındaki kanunların kaldırılmasıyla sorunların çözüleceğine inanıyoruz. Kürt kimliği tanınmalı ve bu şekilde Kürtler de kendilerini İran’ın bir parçası olarak görsünler. Şimdiye rejim Kürt sorununu Şiddet ve ekonomik sorun olarak değerlendirdi ve bu temelde yaklaştı. Öyle görünüyor ki, bundan sonra da bu yaklaşımlarında ciddi bir değişim olmayacaktır. Belki biraz şiddet yönü azalabilir. Biz şuna inanıyoruz ki, Kürtler ancak mücadele ederek kendi haklarını kazanabilir ve özgürleşebilirler. Kendi örgütlülükleri sağlayarak bunu yapabilirler.

ANF NEWS AGENCY




YORUMLAR
Bu Kategoriye Ait Diğer Haberler
AHMEDİNEJAD YİNE KAZANDI AHMEDİNEJAD İKTİDARI KÜRTLER İÇİN ACILI BİR DÖNEMDİ AB KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİNİ İSTEMİYOR IRKÇI PARTİ: GÖÇMENLER HAPSE ATILSIN SHELL KATLEDİLEN NİJERYALI YAZAR İÇİN TAZMİNAT ÖDEYECEK FRANSIZ BASINI: DÜŞEN UÇAKTA 2 RADİKAL MÜSLÜMAN VARDI İNSAN KAÇAKÇISI TÜRKLERE 50 YIL HAPİS WASHINGTON DA YAHUDİ SOYKIRIMI MÜZESİNE SALDIRI PERU DA TOPRAK SAVAŞI: 22 YERLİ 11 POLİS ÖLÜ İSRAİL 50 FİLİSTİNLİ AİLEYE TAZMİNAT ÖDEYECEK
KESK E ULUSLARARASI DESTEK
EPSU nun Genel Serketeri Carola Fischbach-Pyttel ve PSI nin Genel Sekreteri Peter Waldorff, birleşme önerisini farlkı Yürütme Komitelerine sunarak, EP
KÜRTLER SİYASİ BİR MUHATTAP ARIYOR
Türkiye Barış Meclisi nin Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu nda düzenlediği "Çözüm İçin Diyalog Konferansı" 3. oturumu tamamlandı. Türkiye Barış Me
Son İçerikler
En Çok Okunanlar

Bugün

1

Bu Hafta

1

Bu Ay

1
ANKET
Sonuçlar
Son İçerikler
En Çok Yorumlananlar

Bugün

1

Bu Hafta

1

Bu Ay

1
Copyright © 2007 - 2008 Melkam İnternet Hizmetleri
Melkam Internet Hizmetleri