Artık yaz gelsin istemiyorum.
Çünkü yaz geldiğinde bütün memleket yanmaya başlıyor. “Allahtan” doğduğum, büyüdüğüm yerler ben doğmadan kuraklık sebebiyle tamamen ağaçsız ve çorak kalmıştı. Yoksa hergün gördüğüm ağacın yanmasına asla dayanamazdım!
Dört gündür Antalya yanıyor, yangınlar beraberinde köyleri, yerleşim birimlerini, börtü böceği yakıyor. İnsanların hayatıda tehlike altında.
Yangında binlerce ağaç yok oldu. Herya aynı yangınlar, aynı ormanlar, aynı alanlar yangında yok oluyor.
Yangınların büyük bölümü ihmalden, sıcaktan tutuşan otlardan ve elektrik tellerinden kaynaklanıyor. Yani doğal sebepler, doğal olmayna ise bu yangınların büyük bir beceriksizlikle bir türlü kontrol altına alınamaması. Düşünün Antalya gibi denize sıfır bir kentte deniz kenarında orman yanıyor ve o yangın dört gündür söndürülemiyor! Utanç verici değil mi?

Tabii bu saydıklarımız ege, akdeniz ve marmara bölgesinde çıkan yangınlar. Birde doğuda ve güneydoğuda çıkarılan yangınlar var!
Bu yangınlar çatışma alanlarından bilerek çıkarılıyor. On yıllardır özellikle Bingöl ve Tunceli’de ormanlar Pkk’lilerin barındığı gerekçesiyle bilerek çıkarılıyor. Ve söndürülmek için hiç bir kurum kılını kıpırdatmıyor. Geçenlerde Tunceli’de bir köyde yaşamını odunculuk yaparak kazanan bir tanıdık toplanmış, kesilmiş ağaçlarının bile yakıldığını söylüyordu.
İşte “bu cennet vatanın” hal-i pür melali budur. |