Türkiye’nin gündemi her zaman yoğun ve yüklüdür.30 bilmem kaç yıldır gazete okuruyum gündemin yoğun olmadığı,sorunların kendi mecrasında olağan yöntemlerle çözüm bulduğu bir gün/olay hatırlamıyorum.Son bir haftanın gazete manşetlerine baktığımızda değişen bir şey yok.Nasıl ki “ülkemiz zor bir dönemden geçmektedir ,birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günler ” teranesi hiç değişmeden bunca yıldır memleketi yönetenlere hizmet ediyorsa,gazete manşetleri de benzer hizmeti hiç aksatmadan,hatta çok daha geliştirerek sürdürüyorlar.
Birkaç tanesini sıralayalım isterseniz!
Cumhurbaşkanı Gül Ermenistan’a gitti-gitmedi,gitsin-gitmesin ve sonunda gitti haberleri. Manşetlere bakarsak Ermeni sorunu hal olmuş gibi.”1915 ve soykırım hiç gündeme getirilmemiş” dedi Cumhurbaşkanı.Gördüğünüz gibi her zamanki kolaycı yönlendirme ile 90 küsür yıllık sorunu bir futbol maçını beraberce seyrederek çözüverdik.Sonramı? E sonrasında yeniden gündeme getirilirse bu,”Ermenilerin kötü ve bizden toprak talep etme niyetlerinden” kaynaklanacağı için günah bize olmayacak.Halbuki ne güzel beraberce maç seyretmiştik (ve üstelik de yenmiştik)
Zaten 1. Dünya savaşından sonra ülkede kalan bir avuç Rum’u, 6-7 olaylarını gazete manşetlerinin de yardımıyla tezgahlayarak memleketten göndermiş sonra da lazım oldukça Atatürk ve Venizelos barışını emsal göstermeye devam etmiştik.
Kürt sorununu en son nasıl çözdüğümüzü de unutmadınız herhalde?Yeni Genelkurmay başkanımız Diyarbakır’a gitti ve sadece ticaret erbabının dahil olduğu örgütlerle toplantı yaparak (onlardan da ekonomik sorunlar dışında kem küm edenleri fırçalamak suretiyle) Kürt sorununu hal ediverdi.Basınımız da bu ziyareti manşetlere çıkararak ve Genelkurmay başkanının ne kadar duygulandığını ballandıra ballandıra anlatarak üstüne düşeni yaptı.Tabi sorunun çözümünün her zaman olduğu gibi askere havale edildiğinin de yeni bir resmi oldu bu ama olsun.
Bu ve benzeri “ulusal politikalar” da basınımızın manşetleri sekmez bir biçimde birlik-beraberlik içinde olmuştur hep.Olmuştur olmasına ya sorunlarımız aynı yerde durmaya da devam etmiştir.
Gazetelerin manşetleri her zaman “birlik ve beraberlik içinde” olamıyor ama.Konu bağlı oldukları grup ya da grupların ihale,yolsuzluk,teşvik veya kredilerine gelince birlik beraberlik mümkün olamıyor tabi.O zaman iktidar yanlısı ya da “özgür” basın farklı manşetlerle çıkıyor.Pazarlıklar,”açıklarım ha” tehditleri,şantajlar gırla gidiyor.AKP Genel başkan yardımcısının milyon dolarlık iş hal etmesi,Gaziantep’ deki arsa dan bilmem kaç milyon YTL kapma işi,Deniz Feneri ‘yle iç edilen bilmem kaç milyon Euro,Aydın Doğan’ın eskisi kadar ihale ve peşkeş alamaması gibi konularda gazeteler farklı manşetlerle-yorumlarla çıkıyorlar.Bu durumlarda kamuoyunun hangi sermaye grubunu(partiyi) destekleyeceği konusunda kafası biraz karışıyor tabi ama sonra gerektiğinde yeni “ birlik beraberlik” manşetleriyle gerekli yön(parti) seçiliyor.
Dolayısıyla kamuoyumuz güzelce ve "birlik-beraberlik içinde" düzen partilerinden bir birine sonra olmadı bir diğerine huşu içinde oy verip bu kısır döngüyü sürdürmeye bir güzel devam ediyor.Siz hiç işleyen bu yolsuzluk-hırsızlık-talan düzenine muhalif bir manşet gördünüzmü?
|