Sabah-ATV grevinin 100. gününe direniş ve dayanışma damgasını vurdu. Balmumcu’daki Sabah-ATV binasının önünde sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, öğrenciler buluşarak basın emekçilerine destek verdi. Bandista Müzik grubu da marşlarıyla greve destek verdi
Balmumcu’da bulunan Sabah-ATV binası önünde bugün (23 Mayıs) saat 15.00’te sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve öğrenciler özgür bir basın için biraraya geldi.
Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) başlatmış olduğu grevin 100. gününde Balmumcu’daki Sabah-ATV binasının önünde, ‘100 dakikalık oturma eylemi’ yapıldı.
Balmumcu’daki oturma eylemine, Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, Hava-İş Genel Başkanı Atila Ayçin, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Alper Taş, Yol-İş, Tez-Koop-İş, Birleşik Metal-İş, IBM, Batis, Halkevleri katıldı. Bandista müzik grubu da marşlarıyla grevin 100. gün coşkusuna katıldı.
Oturuma eyleminde TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi yaptığı konuşmada grev değerlendirmesi yaptı. İpekçi, 100 gündür susmadıklarını ve susmayacaklarını vurguladı. Basın özgürlüğü, editöryal bağımsızlık ve gazetecilik ilkelerine uygun yayıncılık için 100 gündür eylemde olduklarını ifade eden İpekçi, hükümetin ve Sabah-ATV yöneticilerinin ikiyüzlülükten vazgeçmelerini istedi.
Ardından söz alan Hava-İş Genel Başkanı Atila Ayçin'in konuşmasının hedefinde ise daha çok sendika yöneticileri vardı. Ayçin, sendika yöneticilerine seslenerek “10 binlerce işçi kriz bahanesiyle kapı önüne konurken, patronları kurtarmak size mi düştü” dedi. Ayçin konuşmasına “örgütlü olduğumuz her yerde bizi bitirmeye çalışıyorlar, sendikamıza, ekmeğimize, ülkemizin geleceğine el uzatıyorlar” diye devam etti. Ayçin sendika yöneticilerine tekrar seslenerek, "işçiler kapı önüne konurken, sendikalar baskı ve tehdit yoluyla ve başka yerde eşi benzeri görülmemiş mahkeme kararlarıyla sindirilmeye ve tasfiye edilmeye çalışılırken, patronlara destek olmak size mi düştü" diye sordu.
Daha sonra söz alan Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, 100 gün önce burada patronlara karşı, Turkuaz grubuna karşı bir söz söylediklerini ifade ederek başladığı konuşmasında “burada greve giden 10 kişiyi sakın küçümsemeyin” hatırlatmasını yaptı. Büyükbucak konuşmasına köşe yazarlarının grev hakkında yazmamalarını eleştirerek devam etti. Köşe yazarlarına seslenen Büyükbucak, “Vicdanınız sızlamıyor mu, niye yazmıyorsunuz” diye sorarak tepkisini ifade etti. Büyükbucak son olarak grev nihayete erene kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Ardından greve destek için gelen Bandista müzik grubu marşlarıyla grevin coşkusuna destek verdi.
Ardından Balmumcu’dan tek sıra halinde başlayan yürüyüş Taksim Tramvay Durağı’na kadar devam etti. Burada diğer sendika, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerle buluşuldu. Taksim Tramvay Durağı’ndaki buluşmaya TKP kitlesel katılımıyla dikkat çekti. Sabah-ATV emekçilerinin her cumartesi yaptığı yürüyüş yine direnişte olan işçilerin buluşma noktası oldu.
Direnişte olan Kurtiş işçileri, IBM işçileri, Zirve, Key, Derden, Kerem, Örma, Esma Saya tekstil işçileri Sabah-ATV grevinin 100. gününe destek verdi. Eyleme ayrıca Öğrenci Kolektifleri ve İstanbul’un çeşitli üniversitelerinde okuyan üniversite ve lise öğrencileri de katıldı.
Taksim Tramvay Durağı’nda kısa bir beklemenin ardından iki bine yakın kişi Galatasaray’a doğru coşkulu bir yürüyüş yaptı. Yürüyüş boyunca “Yaşasın sınıf dayanışması”, ATV izleme, Sabah okuma”, “Direne direne kazanacağız”, “Çalık elini sendikamdan çek”, “İşgal, grev, direniş” sloganları atıldı.
Galatasaray’a gelindiğinde grev sözcülerinden Uğur Güç basın açıklamasını okudu. Güç, Çalık’ın, grevdeki işçiyi işten atamayacağını bile bile 10 gazeteciyi tazminatsız işten attığını ifade ederek, “Ama beklenenin aksine, 10 grevcinin yüzü asılmadı. 10 grevci grev pankartının altını boşaltmadı, mücadeleden vazgeçmedi “ dedi.
Uğur Güç'ün açıklamasının ardından, tekstil işçisi Sevgi Akın söz alarak işyerinde yaşadıklarını paylaştı. Sevgi Akın, patronun makineleri kaçırmaya çalışmasına karşı mücade ederken polisi kendilerine biber gazıyla saldırdığını ifade etti. Akın evde çocuklarının aç olduğunu ve bunun suçlusunun, patronlardan hesap sormayan AKP hükümeti olduğunu dile getirdi. Makineleri kaçıran patronun başka bir yerde fabrika açtığını söyleyen Sevgi Akın, eve ekmek götüremediklerini belirtti. Çocukların, gençlerin işsiz olduğunu söyleyen Sevgi Akın, AKP hükümetine seslenerek “aç kalan insan ne yapar, ya hırsızlık yapar, ya uyuşturucu ticareti yapar ya da fuhuş yapar” dedi. Sevgi Akın’ın yaşadıklarını anlattığı konuşması eyleme katılanlardan yoğun alkış aldı.
Sendika.Org - İstanbul
|