Günlerdir ‘Finansal Kriz’ ile yatıp kalkıyoruz. Dünya’nın en büyük bankarları birer birer batmaya başladı. Amerika’da başlayan kriz Avrupa ve Asya’ya varmış durumda her yerden bir iflas haberi geliyor. Türkiyede de durum çok farklı değil, borsa büyük bir hızla düşerken döviz fiyatları aynı hızla yükselmekte. Para yavaş yavaş piyasadan çekiliyor, henüz bankalarda gözle görülür bir farklılık olmasa bile önümüzde ki günlerde paraların bankalardan çekilmeye başlanacağı bir gerçek.
Kriz şuanda finansal çevrelerde, henüz reel ekonomiye bulaşmış değil genel olarak. Türkiye gibi ülkelerde etkisinin önümüzde ki aylarda, kışın en soğuk günlerinde daha keskin olarak göstereceği düşünülüyor. İçeriden ve dışarıdan dövizle borçlananların kredi vadeleri yaklaştıkça talepler daraldıkça sokaktaki yurttaş krizi daha çok hissedecek.
Tabii bu krizlerden kapitalizmin kendine bir yenilenme sağlamaya çalışacağıda öngürülebilir bir şey. Kimi şirketler batarken kimi şirketler ise tekellerini büyütecek, bu krizden büyüyerek çıkmaya çalışacaklar, işsizlik artacak, işsizliğin artmasını da bu şirketler daha etkili kullanarak işçi ve emekçinin reel ücretlerini daha aşağıya çekecekler.
***
Finansal kriz bu yol ve yörüngede giderken, içeride ve dışarıda peş peşe panik açıklamalar gelmeye başladı. Kimi çevreler Marks’ın haklı olduğunu kendi kendilerine itiraf etmek zorunda kalırken, kimisi panik halinde bu düşüncelere karşı tezler üretmeye çalıştılar. Gerek hükümet medyasında gerekse diğer tekel medyalarında, yükselmeye başlayan ‘Marks haklıymış’ uğultuları büyük bir korku vermiş olacka ki azılı liberaller, kapitalist iktidarlarını rahatlatmaya çalışarak bu krizleri ‘doğal bir felaket’miş gibi göstermeye çabaladılar.
En acıklı ve çelişkili olan zaten medyanın durumu. Bir yandan hükümetin finansal krize yaklaşımını eleştirirken diğer yandan da kendileri krizi hayatın normaliymiş gibi sunmaya çalışıyorlar. Unuttukları şey şu: Marks’ın haklılığına olan inanç medyada ki bir gurup azılı liberalin karşı yazılarıyla sınanacak değil. Marks ve Engels’in kapitalizme ilişkin analizleri ve öngörüleri yıllarca önce kanıtlandı zaten. Kapitalizmin bu sömürü düzeni içerisinde kendini yenileyip sürdürmesi sonsuz değildir. Herşeyin bir sonu vardır; liberal düzeninde, bu düzenin uygulayıcılarınında, savaş ve kan ekonomilerininde, ve buna hizmet edenlerinde...
Marks’ın hayaleti üzerinizde olsun! |