Her ne kadar iktidar ve sistem bu kanalı Kürtlere bir armağan gibi sunmaya çalışasa da, iktidar partisi yerel seçimler öncesi Trt Şeş’i kendisine dönecek oylar olarak görse de bu kanal Kürtlerin uzun yıllardır verdiği mücadelenin bir sonucudur.
Trt Şeş bağlamında Kürtlerin bugune kadar verdiği mücadele mevcut örgütlülüğüyle, devleti, resmi inkar politikalarından devlet kanalında kürtçe yayın noktasına getirmiştir. Bu Kürtlerin verdiği mücadelenin bir ürünüdür.
Çünkü hiç bir devlet “al bu kanal senin olsun, dilini, kültürünü yaşat” dememiştir kimseye. Elde edilmiş olan her hak bir mücadelenin ve sürecin sonucudur. Kürtçe kanalda yine uzunca bir mücadelenin ve sürecin kazanımlarından birisidir.
Bu kanalın Akp hükümeti döneminde açılmış olması demek, bu kanalın Akp’nin Kürtlere bir hediyesi olduğu anlamına gelmez. Bütün eksiklikleri, yanlışları ve popülistliğine rağmen bir devlet kanalının Kürtlere yayın yapıyor olması anlamlıdır. Anlamlıdır çünkü cezaevinde bedenini ateşe verenden silahını kuşanana, sokakta haykırandan şarkısıyla-şiiriyle demokrasi ve sol adına katkı sunanların çabalarının mutlaka sonuçlar getireceğinin bir göstergesidir.
Bu kanala sahip çıkalım, bu kanal herşeyimizdir gibi salakça laflar etmeye falan gerek yok. Kanalın Şivan Perwer, Xelıl Xemgın, Agire Jiyan gibi isimler yerine Rojin gibi Kürt müziğinin yüzkaraları ve Bejan Matur gibi iktidar yalakaları, Mit elemanı yazar takımıyla falan doluştuğuna aldırmayın. Ama Feridun Doğan’ın da dediği gibi, “Kürt ya da Türk, demokratik bir ülkeden-yönetimden yana olanlar bu kadar dağınıkken, yeterli örgütlenmeve sahip değilken ve birleşmeden yoksunken bile bu “açılımlar” oluyorsa,acaba doğru dürüst bir örgütlenme ve birleşme hangi açılımları sağlar?” !..
Dolayısıyla bu kanalı hiç izlemesek bile bu kanalın sisteme ve Akp’ye ait olmadığını, bu kanalı bizim kendi mücadele ve kavgamızla elde ettiğimizide herkese ve en çokta kendimize hatırlatalım... |