Geçen yıl bir gecekondunun çatısında el bombalarının bulunmasıyla başlayan soruşturma bugun büyüyerek devam ediyor. Bugun sabahın erken saatlerinde Hurşit Tolon ve Şener Eruygur ile Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay ve ATO Başkanı Sinan Aygün’ü gözaltına aldı. İlerleyen saatlerde ise emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve emekli Tümamiral İlker Özgüven de gözaltına alındı. Gözaltıların sayısının 25’i bulduğu söyleniyor. Sabaha bu sayı artabilir, azalabilir.
Nokta dergisinin kapanmasına sebep olan “darbe günlükleri” nde Şener Eruygur’ un da adı geçiyordu. Alper Görmüş, Hurşit Tolon’ un ise adının bir veya birkaç yerde geçtiğini söylüyor. Aslına bakarsanız el bombalarının bulunmasıyla gözaltına alınan ilk kişiler birazda “ayak takımı” gibi görünmeye başladı. Son olarak gözaltına alınanlar ise fikirsel ve eylemsel olarak bizzat darbe planlayabilecek, bilgi, beceri ve güce sahip kişilerdir. Yani bir bakıma beyin takımı görünümü vermekteler.
Ancak bir soruşturmanın bu kadar uzaması, milyonu aşan belge ve dökümlerin elden geçirilmesi, iddianamenin henüz hazırlanmamış olması, yine ülkemizdeki yargı ve soruşturma yeteneklerindeki acizliğe dikkatimizi çekiyor. Bu soruşturma bir çorbaya dönüşmüş durumda. Elbette bir soruşturma bu aşamadayken konuşmak, yorum yapmak öncelikle hukuka aykırı. Fakat bir davanın bu kadar uzamış olması en basitinden haber değeri taşıyor. Ama; solcular mahkemeye çıkarılmadan yıllarca soruşturulmuyor mu? Birazda onlar yatsınlar bakalım. Bu emekli paşalar, Sinan Aygün, Mustafa Balbay solcuların yıllarca soruşturulmadan içeride tutulmalarına çok mu üzülmüşlerdir dersiniz?
Bu soruşturma benim açımdan şu anlamda önem taşıyor. Yolsuzluktan bile olsa eski Deniz Kuvvetleri komutanı İlhami Erdil’ in suçlu bulunarak mahkum olması, öncelikle paşa bile olsa muvazzaf olmasa da emekli olduğunda adaletten kaçamıyacağını gösterdi. O bir başlangıçtı bence. Toplum “paşalarda düşer” fikrine alıştırıldı. Türkiyede her paşanın bir darbe planı vardır zaten. Bu bilinen birşey. Bu Akp’ nin eliyle yapılıyor olsa bile, “Ergenekon soruşturması” sonrasında bir suçlu bulunurlar veya bulunmazlar, Türkiye’de de artık paşaların dokunulmazlığının kalkması gerekiyordu. Bence bunun en önemli sonucu bu olacaktır. Belki bir şekilde ömrü yetmese bile bir gun Kenan Evren’in yargılanmasınında yolu açılmıştır artık.
Medyada okuduğumuz haber ve yorumlara baktığımızda gözlatına alınanların “birbirine benzemez” olarak tanımlandığını görüyoruz. Efendim, Mustafa Balbay ile Şener Eruygur’ un ne bağlantısı olacakmış? İşte Sinan Aygün darbeden yana olmazmış. Ben sayılan isimlere baktığımda ise bunların çok sıkı fikir ve zikir birliği ettiğini görebiliyorum. Mustafa Balbay mesela Pazar günkü Ankara Rüzgarı programında Emin Çölaşan’a heran gözaltına alınabileceğini ima etmişti. Yani bunu bekliyordu. Yani bunlarla bağlantısı olduğunu kendisi kabul ediyor. Sayılan isimlerin hepsinin yazılarında, konuşmalarında ve eylemlerinde darbeden, cuntadan, askerden yana, sıkı ulusalcı, Kürtlere karşı, Ab’ ye karşı, demokrasi ve özgürlüklerin tırpanlanmasından yana olduğunu açıkça görüyoruz. Dikkatinizi çekerim, bunlar Akp’ye karşı değiler. Koyu ulusalcı, darbeci ve kendi çıkarlarına yol ve yöntem arıyorlar. Bunları bu soruşturmaya istinaden söylemiyorum, ismi geçen kişiler hakkındaki genel fikirlerimdir.
Dedik ya bunların derdi aslında Akp değil, Akp’ nin derdi bunlarla. Aslına bakarsanız Akp içerisinde gözaltına alınanlarla aynı fikirde olan çok sayıda kişi var. Örneğin kim Cemil Çiçek’ in daha az askerci olduğunu söyleyebilir? Kim Mehmet Ali Şahin’den daha ateşli bir ulusalcı bulabilir? Daha onlarca isim sayılabilir. Akp iktidarda olmasaydı ve böyle bir soruşturma olsaydı eminim Akp içerisinden çok sayıda isim bu iddianamede yer alabilirdi. Bugune kadar gelmiş geçmiş iktidarlar içerisinde Asker ile Akp kadar uyumlu bir hükümet daha yoktur. Asker’in Akp’ ye karşı en ufak bir rahatsızlığı olduğunu düşünmüyorum. .Askerin “darbe planları içerisinde olması” yalnızca iktidar hırsı ile açıklanabilir.
Bu arada Başbakan’ın bir kaç gün önce İlker Başbuğ ile görüşmesi planlı olarak bu döneme denk getirilmiş, ve bu konularda Başbuğ’a bilgi verildiği izlenimi yaratılmıştır. Belkide verilmiştir. Askerin emekli askerler ile ilgili bir koruma-kollama hakkı olmasa bile bu bilgi verilmiş olabilir. Dedik ya Akp asker ile en iyi anlaşan hükümet...
Konuyu çok uzattık, bir sonraki yazımda Emniyet, Asker, Akp ve Yargı arasındaki ilişki ve mücadeleye değinmeyi düşünüyorum.
|