İstanbul
İstanbul’da Türkiye Barış Meclisi’nin çağrısı ile Kadıköy İskele Meydanı’nda bir miting düzenlendi. Çok sayıda siyasi parti, kitle örgütü ve sendikanın katıldığı mitinge yaklaşık 15 bin kişi katılırken alanda atılan sloganlarda Kürt sorununa demokratik çözüm vurgusu ön plana çıktı.
Saat 13.00’de Tepe Natilus önünde toplanmaya başlayan katılımcı kurumlar saat 14.00 tibariyle İskele Meydanı’na doğru yürüyüşe geçtiler. En önde Barış anneleri’nin yer aldığı yürüyüş kortejinde Limter-İş, Pazartesi Dergisi, Mücadele Birliği, ESP, DTP, Çağrı Gazetesi, DİK, EHP, TÖP, Genç Umut, ÖDP, 78 liler Girişimi, SEH, EMEP, Halkevleri, Yurtsever Demokratik Gençlik, Sosyalist Parti, Öğrenci Kolektifi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, Genç-Sen, Lotus Kültür Sanat Merkezi, İstanbul Eczacılar Odası (İEO), TMMOB, Devrimci İşçi Partisi Girişimi, KESK İstanbul Şubeler Platformu, Tüm Emekli-Sen, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, SPG, Köz, (SODAR) ve MKM yer aldı.
Sık Sık “Sayın Öcalan, “Yaşasın halkların kardeşliği, Kürtlere özgürlük, Savaşa hayır barış hemen şimdi, Eşitlik, kardeşlik, Kürt ulusuna özgürlük, Susma haykır halklar kardeştir, Biji bıratiya gelan, Faşizme Karşı Omuz omuza” sloganlarının atıldığı mitingde barış ve Kürt sorununa demokratik çözüm talebini dile getiren ortak dövizler taşındı.
Mitingde İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Hayat TV Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu, Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkanı ve İstanbul milletvekili Ufuk Uras, Demokratik Toplum Partisi (DTP) Eş başkanı Emine Ayna ve Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami Evren birer konuşma yaptılar.
Miting bitiminde polisle eylemciler arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Mitingin ana vurgusunu Kürt sorununa demokratik çözüm oluştururken, sosyalist grupların kortejinden çok güçlü olmamakla beraber Kafkasya’da yaşanan gerilim ve savaş tehlikesine karşı da sloganlar yükseldi.
Diyarbakır
1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Diyarbakır İstasyon Meydanı nda Türkiye Barış Meclisi öncülüğünde görkemli bir miting gerçekleşti. İstasyon Meydanı nı Newroz alanına çeviren barışseverler, sık sık attığı sloganlarda Kürt sorununun çözümü için Öcalan ı adres gösterdi. Giydikleri beyaz kıyafetlerle barış bahçesi ne dönüşen miting meydanında konuşan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, Ergenekon davasına müdahil olacaklarını belirterek, Kürtlere yapılan zulüm ortaya çıkmadan Ergenekon ortaya çıkmaz dedi.
Diyarbakır İstasyon Meydanı nda gerçekleşen barış mitingine binlerce kişi çevre illerden katıldı. Batman, Urfa, Şırnak, Mardin, Elazığ, Dersim, Bingöl, Malatya, Muş, Bitlis ve Adıyaman da dün sabah saatlerinde biraraya gelen binlerce kişi, Diyarbakır a sabahın erken saatlerinde akın etti. Miting alanına dört koldan giren barışseverler, Yüzyılların kördüğümünü çözerek yerine barış ve demokrasiyi inşa edelim , Bizim şiarımız ya özgürlük ya ölüm , Kürt sorununa demokratik çözüm yazılı pankartları taşıdı. Kadınlar beyaz tülbentleri, erkekler ise beyaz gömlekleriyle miting alanını beyaza bürüdü. Çok sayıda demokratik kitle örgütünün temsilcisinin de katıldığı miting, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Çocuk Korosu nun seslendirdiği Türkçe ve Kürtçe parçalarla başladı. Mitingin açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Barış Girişimi Üyesi Av. Meral Danış Bektaş, yaparken Danış ın ardından çatışmada yaşamını yitirmiş asker annesi Emine Yavuz ile Barış Anneleri adına Habibe Altan beyaz kıyafetleriyle aynı sahneye çıkarak, el ele tutuştu. Kitle buna karşı Katil Erdoğan şeklinde slogan attı. Altan, Çok canımız yitirildi ancak hiçbir güç bizi durdurulamaz. Hep barış demeye devam edeceğiz. Savaş olsa bile bunun kuralları vardır. Ancak cenazalerimizi parçalıyor ve panzerlerin ardından sürüklüyorlar. Tüm bunlara rağmen kanımızın son damlasına kadar barış mücadelesini yürütmeye devam edeceğiz dedi. Kimsenin çocuğunu ölüme gönderemeyeceğini söyleyen Altan, şunları söyledi: Ancak bunlar yalandır. Kimse çocuğunu ölüme gönderemez. Kanımız bu kadar ucuz değil. Böyle konuşanların gözleri kör kulakları sağır mı? Biraraya gelelim, barışa hizmet edelim. Herkesin barış mücadelesini selamlıyorum. Şair Hicri İzgören in Kürtçe ve Türkçe şiirler okuduğu mitingde daha sonra konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Ankara ve Brüksel in bu halkın sesini duyması gerektiğini söyledi. Baydemir, Biz sadece dilimizi ve kültürümüzü istiyoruz dedi.
Türk: Ergenekon da müdahil olacağız Baydemir den sonra konuşan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, şunları söyledi: Kürtler hep onurlu bir barış istedi. Bugün köleliğe hayır diyoruz. Bunun için meydanlardayız. Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan ile ilgili sorunu tarihçilere bırakalım diyor. Ama yıllardır Ergenekoncuların, JİTEM cilerin, çetecilerin halkımızı zulüm içinde bırakan anlayışına suskun kalıyor. Gelin, Hakikatleri Araştırma Komisyonu kuralım. Biz her şeye rağmen şartlar ne olursa olsun, çatışmalar ne kadar büyük olursa olsun, yine de halkların özgürlüğünden yana olacağız. Gelin bir kurucu meclis oluşturalım. Başta Kürt sorununu masaya yatıralım. Bakalım savaş isteyen kim barış isteyen kim? 30 Ağustos kutlamalarına da değinen Türk, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ un yaklaşımlarının tehlikeli olduğunu söyledi. Türk, hükümetin de buna seyirci kalmasını eleştirdi. Ergenekon davasında müdahil olacaklarını vurgulayan Türk, Kürt coğrafyasında faili meçhul kurbanı olanların davaya müdahil olmasını sağlayacağız. Kürtlere uygulanan zulüm ortaya çıkmazsa Ergenekon asla ortaya çıkmaz dedi.
Güleç: Barışı en çok Kürtler hak ediyor Türk ten sonra konuşan Türkiye Barış Girişimi Sekretaryası ndan Prof. Dr. Cengiz Güleç, İnsan düşüncesini taşlara kazıyan yazıyı bulan, çağlar öncesinden bize seslenen topraklardayız dedi. Güleç, Yaşadığımız ülkenin sağlığı, ruhu, irfanı 5 bin yıllık uygarlığı yaratan atalarımıza yakışıyor mu? İnsanca bir memlekette mi yaşıyoruz? Maalesef ki yüzümüz kızararak Hayır diyoruz diye konuştu. Türkiye de bir iç savaş yaşandığını belirten Güleç, İç savaş yaşanan ülkemizde güvensiz ve kendine benzemeyenlerin linç etmeyi kendine hak gören topluluklar mevcut. Ülkemizin mezbahaneye dönüşmesine karşıyız. Bıçak ve satırların insafsızca kalktığı, ölüm korkusu ile beklenen yerde barış çiçeği açmak varken ülkenin her yerinde bu mezbahaneler vardır. Kimisi terkeden enjektelerle kimisi yüksek teknoloji kullanarak bu mezbahaneleri yaratıyor. Ancak bu mezbahanelerin hepsi kan içinde diye konuştu. Anadil ve kültür haklarının elde edilmesi gerektiğini ifade eden Güleç, şunları söyledi: Yaşananlar ne kadar karanlık olursa olsun anadil, kültür çerçevesinde ve barış içinde mücadele etmeye devam edeceğiz. Silah ve uyuşturucu tacirlerine direnmek, siyasilerden hesap sormak, askeri müdahaleleri takip etmek barış savunucularının işidir. Barışı en çok hakeden Kürt halkının barış gününü barış savunucusu bir Türk olarak selamlıyorum. Prof. Dr. Güleç in konuşmasının ardından Bülent Turan sahneye çıktı. Barış mesajları okundu. Mitinge katılan onbinlerce kişi Koma Azad ın müziği eşliğinde halay çekti.
Adana
Adana İstasyon Meydanı nda yapılan mitinge çevre illerden gelenlerle birlikte onbinlerce kişi katıldı. Mitingte Kürt sorununun demokratik çözümü yönünde konuşmalar yapıldı.
Adana da binlerce kişi öğlen saatlerinden sonra Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu önünde biraraya geldi. Daha sonra mitingin yapılacağı İstasyon Meydanı na doğru yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte, Barışta ısrar insan olmakta ısrardır pankartı taşıyan kitle, sık sık Savaşta barışta seninleyiz Öcalan , Biji serok Apo ve Sayın Öcalan sloganları attı. Yürüyüşte DTP milletvekilleri Selahattin Demirtaş, Şerafettin Halis, Fatma Kurtulan ve İbrahim Binici ile DEP eski Milletvekili Selim Sadak da yer aldı. Kadınların giysileri, taşınan dövizler ve flama ile bayraklar alanda renkli görüntüler oluşturdu. Öte yandan Arapça Kürtçe ve Türkçe Yaşasın barış pankartı dikkat çekti.
Adana Barış Mitingi Tertip Komitesi adına konuşan Güven Boğa, bir konuşma yaptı. Siyasal iktidarların Türkiye de Kürt sorununda çözümsüzlükteki ısrarının demokrasi ve toplumsal barışın önündeki en önemli engel olduğunu söyleyen Boğa, Ülkemizde 4 bine yakın köy ve mezranın boşaltılması, yüz binlerce insanın zorla yaşam alanlarından çıkarılması, binlerce faili meçhul cinayetler, 40 bine yakın ölü ve yaralı bırakan çatışma ortamı, ülkemiz açısından da barışın ne kadar ertelenemez olduğunu ortaya koyuyor dedi. Barış savunucularının yıllardır yaptıkları çağrılara rağmen, Kürt sorunu başta olmak üzere, bütün toplumsal sorunların çözümü çağrılarının hükümetler tarafından duyulmazlıktan gelindiğine vurgu yapan Boğa, Bu yaklaşımı gerici AKP hükümeti de sürdürmektedir. Şiddet ve baskı politikalarına devam eden AKP hükümeti, çok kimlikli, çok kültürlü toplumsal bir modeli dışlayan, demokratikleşmeyi AB ile pazarlıkların sınırında tutan, yasal düzenlemelerdeki gelişmeleri bile hayata geçiremeyen tutumuyla barışın sağlanmasına engel oluşturmaktadır diye konuştu. Kürt sorununu silahlı yöntemlerle bastırılmaya çalışıldığını ifade eden Boğa, Kürt sorununun çözümü için, şunları söyledi: Bugün barıştan yana olmak, Kürt sorununun barışçıl çözümünde ısrarcı olmak demektir. Haklarımızın ve hukuk devletinin teminatı olacak yeni bir anayasa için, birlikte yaşam, birlikte demokrasi ve birlikte eylem için, özgürlük, eşitlik ve barış için sokakta olmak demektir. Halkların kardeşliğinden yana olmak, barış düşmanı olan ırkçılığa, ayrımcılığa, gericiliğe hayır demektir.
Güven Boğa nın ardından Türkiye Barış Meclisi adına Ayhan Bilgen, konuştu. Bilgen, AKP hükümetinin Kafkaslar, Filistin ve Suriye deki çatışmalar konusunda gösterdiği duyarlılığı 40 bin insanın yaşamını yitirmesine, milyonlarca insanın göç etmesine neden olan Kürt sorununa göstermemesini ikiyüzlülük olarak değerlendirdi. Bilgen, Ülkenizde kan akıyorken başka ülkelerde barışçı rol üslenmeniz gerçekçi değildir dedi. Genelkurmay yetkililerinin devir teslim törenlerinde yaptıkları açıklamalara da dikkat çeken Bilgen, tek ulusa dayalı mesajların verildiğine işaret etti. Bilgen, Farklılıkların yok sayıldığı ve tehlike görüldüğü hiçbir ülke yoktur. Hiçbir ülke bunu böyle görmemiştir. Kendi farklılıklarını yok sayan ya da tehlikeli gören bir ülke hukuk devleti olamaz. Türkiye nin laik olduğu söyleniyor. Ama zorunlu din derslerinin olduğunu, Diyanet İşleri Başkanlığı nın bulunduğunu ve yine başörtüsünden dolayı insanların üniversiteye alınmadığı bir ülkenin laik olduğunu kim söyleyebilir? diye konuştu. Hükümet seslenen Bilgen, sözlerini Bölge deki akan kanın durması için artık yükselen bu barış sesine kulak tıkayamazsınız diyerek sonlandırdı.
DTP Milletvekili Selahattin Demirtaş ise şunları söyledi: 22 Temmuz seçimleri öncesinde Kürtlere ve diğer kesimlere verdiği sözleri yerine getirmemesi, seçimden sonra gelişen operasyonlar ve ortaya çıkan sonuç AKP yi de savaş hükümeti konumuna getirmiştir. AKP nin de önceki hükümetler gibi savaşın altında kalıp, tarihin çöplüğüne atılacağını buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Ve barış ve demokrasi mücadelesi yürütenler iktidara gelecek. Barışı bu iktidar getirecek. Öcalan yaptığı çağrılara kulak tıkanmamalı. Çağrılara kulak verilseydi şu an Türkiye bölgesinin en güçlü ve demokratik devleti olurdu. Konuşmalardan sonra Grup Nidal ve Adana MKM müzik grubu sahne aldı.
İstanbul haberi Bianet’ten yararlanılarak hazırlanmıştır, Adana ve Diyarbakır haberleri ile haberlerin fotoğrafları www.gundemonline.net sitesinden alınmıştır

|