Sakallı bir adam, İslamcı bir kanalda boy göstermeye başlamıştı. Sadece benim değil tüm izleyicilerin ilgisini çekmişti o dönem. Sanırım kanalın haber saatinde reyting rekorları kırıyordu. Mesleğindeki toyluk, kanalın yeni olması onun şöhret basamaklarını hızla tırmanmasında bir dezavantaj oluşturmamıştı. Konuşurken, dişleri yokmuş gibi algılanması daha bir güzellik ve gizem katıyordu. Konuşmalarındaki heyecan ifadesi adeta büyülüyordu seyircisini.
Neydi, Kimdi, Bu adam? Çokta önemli değildi benim için. O dönem zorunluluktan izlemiştim. Dağın başında; onun haber sunduğu kanaldan başka bir kanal yoktu. Unutmadan söyleyeyim, bir de bu kanalın radyosu vardı.
Ahmet Hakan’ın tesadüf bir dergide röportajını okumuştum. En çok sevdiğiniz şair, yazar, dinlediğiniz müzik, sanatçı türünden sorulara verdiği yanıt, gözlerimin fal taşı gibi açılmasına, satırları dikkatle okumama neden olmuştu.
Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Grup Yorum, Ruhi Su vb solcuların isimleri ile doluydu yanıtları.
Kendimce fikirler üretmeye başlamıştım; kirli sakallı bu adam, solculara sempati mi beslemiş, yoksa özünde solcu fikirlere mi sahipti? Konuşmasında, tipinde çokta İslami bir izlenim sezilmeyen bu adam, daha çok Onur Akın tiplemelerini andırıyordu. Bana göre solcu biriydi ama çalıştığı kanal…
Aradan uzun yıllar geçti. Bu zaman içinde, İslamcılardan kopup, orta yolcu oldu. Şimdi Doğan grubunun vitrininde boy gösteriyor. Zaman zaman yazılarını okuyorum. İlgimi çekiyor, beğenerek takip ediyorum diyemem.
Son günlerde; Hüseyin Üzmez olayına tepkisini, Melih Gökçekle atışmalarını takip ediyor; vakit gazetesi ve çevresini ve tüm dinci çevreyi karşısına alıp, hodri meydan demesini hayranlıkla izliyorum. TV programların da olsun, köşesinde olsun, çağ dışı anlayışların karşısında, dimdik durup, sözlerini çekinmeden söyleyip, düşüncelerini korkmadan yazıyor.
Dergideki röportajı aklıma geliyor. Demek ki, boş adam değilmiş, diyorum. Köşesinden gericiliğe savaş açması, o kesimin içinden gelen birisi için çok önemli bir olay. Bizlerin, yüz söylediği yerde onun bir söylemesi, çok etkili, vurucu sonuçlar verir ve de çok anlamlıdır.
Ahmet Hakan’ı karanlığa açtığı bu savaştan dolayı kutluyorum. Vakit gazetesinin vb çevrelerin tehditlerine karşı, cesurca durması, korkup, yılmaması ayrı bir dik duruşun, direngenliğin, dürüstlüğün ifadesidir.İnanıyorum daha çok işler başaracak, karanlığa büyük darbeler vuracak Ahmet Hakan. Temennim odur ki; bu değişimi, dönüşümü durmasın, daha ileriye taşıyıp, demokrasinin, özgürlüklerin, emek kavgasının yanında saf tutup, ezilenlerin omuzdaşı olsun.
Ahmet Hakan’ın; Türkiye’deki demokrasi mücadelesinde en ön saflarda yer alması; insan hakları ve özgürlülerin savunucusu, mazlumların yanında saf tutması daha bir anlamlı ve bir o kadarda onurlu bir duruşun ifadesi olurdu.
Ahmet Hakan’ın bu duruşu diğerlerine de ışık olur, yol gösterir umarım. Ahmet Hakan’a saygılar…
KESK E ULUSLARARASI DESTEK EPSU nun Genel Serketeri Carola Fischbach-Pyttel ve PSI nin Genel Sekreteri Peter Waldorff, birleşme önerisini farlkı Yürütme Komitelerine sunarak, EP
KÜRTLER SİYASİ BİR MUHATTAP ARIYOR Türkiye Barış Meclisi nin Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu nda düzenlediği "Çözüm İçin Diyalog Konferansı" 3. oturumu tamamlandı. Türkiye Barış Me